top of page

12. Yargı Paketi İle Yapılan Düzenlemeler

  • Yazarın fotoğrafı: Avukat Mert YALÇIN
    Avukat Mert YALÇIN
  • 31 Tem
  • 8 dakikada okunur
Yalçın Hukuk Ofisi - 12. Yargı Paketi Özet Görseli
Yalçın Hukuk Ofisi - 12. Yargı Paketi Özet Görseli

12. Yargı Paketi Nedir?

Yargı Paketi, Türkiye'deki yargı sisteminin daha hızlı, etkin ve öngörülebilir şekilde işlemesini amaçlayan kapsamlı bir kanun değişikliği paketidir.

Pakette yalnızca ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bulunmamaktadır. Aksine paket;

  • Ceza hukuku,

  • Ceza muhakemesi,

  • Hukuk yargılaması,

  • İdare hukuku,

  • İcra ve iflas hukuku,

  • Miras ve mülkiyet hukuku,

  • Dijital deliller,

  • Tazminat ve faiz uygulamaları

gibi çok sayıda alanı ilgilendiren düzenlemeler içermektedir.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi yalnızca ceza davası bulunan kişilerin değil, hukuk veya idare mahkemesinde davası devam eden, icra takibiyle karşı karşıya olan, miras uyuşmazlığı yaşayan veya dolandırıcılık mağduru olan kişilerin de dikkat etmesi gereken bir düzenleme niteliğindedir.

1. Ceza Hukukunda Önemli Değişiklikler

  1. Yargı Paketi'nin vatandaş açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri ceza yargılamasına ilişkin düzenlemelerdir.

HAGB Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz Yolu

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararları bakımından önemli bir değişiklik öngörülmektedir.

HAGB, belirli şartların bulunması halinde mahkeme tarafından verilen mahkûmiyet hükmünün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir kurumdur. Yeni düzenlemeyle birlikte HAGB kararlarına karşı mevcut itiraz mekanizması yerine istinaf ve temyiz denetiminin gündeme gelmesi, sanıkların hukuki güvence bakımından daha kapsamlı bir inceleme talep edebilmesini sağlayabilecektir. Bu değişiklik özellikle hakkında HAGB kararı verilen kişiler açısından önemlidir. Çünkü kararın yalnızca ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi yerine, kanunda öngörülen şartlar dahilinde üst mahkemelerin denetiminin önü açılmaktadır.

2. Dijital Deliller İçin Yeni Güvenceler

Günümüzde ceza soruşturmalarının önemli bir bölümü cep telefonu, bilgisayar, tablet ve diğer dijital cihazlarda bulunan veriler üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle dijital delillerin elde edilmesi ve incelenmesi bakımından getirilen yeni kurallar oldukça önemlidir.

Düzenlemeler kapsamında bilgisayar ve diğer dijital cihazlara yönelik incelemelerde hâkim denetiminin güçlendirilmesi ve belirli işlemler bakımından süre sınırlarının getirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu durum vatandaş açısından şu anlama gelmektedir:

Bir soruşturma kapsamında telefonunuza veya bilgisayarınıza el konulması, cihaz içerisinde bulunan tüm verilerin sınırsız ve denetimsiz şekilde incelenebileceği anlamına gelmemektedir.

Dijital verilerin elde edilmesi, korunması, incelenmesi ve gerektiğinde imha edilmesi bakımından kanuni şartlara uyulması gerekmektedir.

3. Beraat Eden Kişilerin DNA Verileri Korunacak

Ceza soruşturmalarında kişilerin biyolojik ve genetik verilerinin alınması, son derece hassas bir kişisel veri işleme faaliyetidir.

Yeni düzenlemelerde beraat eden kişiler bakımından DNA ve genetik verilerin korunmasına ilişkin güvencelerin artırılması öngörülmektedir. Davada beraat eden bir kişinin, artık suçla bağlantısı bulunmadığı halde genetik verilerinin süresiz biçimde tutulması önemli bir kişisel veri güvenliği sorunu oluşturabileceğinden, verilerin belirlenen şartlarda imha edilmesi gündeme gelmektedir.

Bu düzenleme, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması bakımından önemli bir gelişmedir.

4. Sorgulanmayan Kaçak Sanık Hakkında Mahkûmiyet

Ceza yargılamasının en temel unsurlarından biri savunma hakkıdır.

Yeni düzenlemelerle birlikte sorgusu yapılmamış, yani savunması alınmamış kaçak sanık hakkında doğrudan mahkûmiyet kurulmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu düzenlemenin temelinde oldukça basit bir hukuk ilkesi bulunmaktadır:

Bir kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilirken savunma hakkı etkili biçimde korunmalıdır.

Dolayısıyla sanığın yokluğunda yürütülen yargılamalarda savunma hakkının korunması daha fazla önem kazanacaktır.

5. Duruşmalar Arasındaki Süreye 3 Aylık Sınır

Yargılamaların uzun sürmesinin önemli nedenlerinden biri de duruşmalar arasında uzun süreler bulunmasıdır.

  1. Yargı Paketi kapsamında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Üç aylık sürenin aşılması halinde hâkimin bu durumu yazılı olarak gerekçelendirmesi gerekecektir.

Bu düzenleme vatandaş açısından doğrudan önemlidir.

Çünkü bir davanın yalnızca mahkeme önünde bulunması yeterli değildir. Davanın makul sürede sonuçlandırılması da adil yargılanma hakkının önemli bir parçasıdır.

6. Yargıtay Kararlarına İtiraz Süresinde Değişiklik

Yargıtay kararları bakımından itiraz mekanizmasına ilişkin sürelerde de değişiklik öngörülmektedir.

Özellikle Başsavcılık itirazı bakımından sürenin üç aya çıkarılması, hukuki denetimin etkinliğinin artırılması bakımından önem taşımaktadır.

Sanık lehine yapılan itirazlar bakımından ise süre yönünden daha geniş bir koruma mekanizması oluşturulması hedeflenmektedir.

Bu nedenle ceza dosyası Yargıtay aşamasında bulunan kişilerin, kararın niteliğini ve hangi kanun yolunun kullanılabileceğini ayrıca değerlendirmesi gerekir.

7. IBAN Dolandırıcılığına İlişkin Yeni Düzenleme

Son yıllarda özellikle banka hesaplarının başkalarına kullandırılması, IBAN paylaşılması ve banka hesaplarının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması ciddi bir sorun haline gelmiştir.

  1. Yargı Paketi kapsamında IBAN dolandırıcılığına ilişkin özel bir ceza hukuku düzenlemesi gündeme gelmektedir.

IBAN veya banka hesabını başkasına kullandıran herkesin otomatik olarak dolandırıcılık suçunun faili kabul edilmesi ise doğru değildir.

Burada kişinin kastı, olaydan haberdar olup olmadığı, hesabın hangi amaçla kullandırıldığı ve somut olayda gerçekleştirdiği eylemin niteliği önem taşır.

Bu nedenle banka hesabını kullandırdığı için soruşturma geçiren kişilerin dosyalarının somut olay üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

8. IBAN Bilgilerini Paylaşan Kişiler İçin Ceza İndirimi

Düzenlemelerde, eylemi yalnızca hesap veya erişim bilgilerini vermekle sınırlı kalan kişilere yönelik özel bir ceza indirimi mekanizması da öngörülmektedir.

Buna göre belirli şartların gerçekleşmesi halinde cezada yarı oranında indirim uygulanabilmesi söz konusu olacaktır.

Bununla birlikte bu düzenleme, herkesin otomatik olarak ceza indiriminden yararlanacağı anlamına gelmez.

Somut olayda kişinin gerçekleştirdiği eylemin kapsamı ve suçun diğer unsurları ayrıca değerlendirilmelidir.

9. Zararın Giderilmesi Halinde Ek İndirim

IBAN dolandırıcılığı kapsamında dikkat çeken bir diğer düzenleme ise zararın giderilmesi ile ilgilidir.

Soruşturma aşamasında zararın giderilmesi halinde daha yüksek oranda, yargılama aşamasında giderilmesi halinde ise farklı oranlarda ceza indirimi gündeme gelebilecektir.

Bu nedenle dolandırıcılık suçları bakımından yalnızca suçun oluşup oluşmadığı değil, zararın giderilip giderilmediği ve zararın hangi aşamada giderildiği de önem kazanacaktır.

10. Hırsızlık ve Banka/Kredi Kartı Suçları İçin İstisna

IBAN düzenlemeleri bütün malvarlığı suçlarını kapsamamaktadır.

Özellikle TCK m. 142 kapsamında hırsızlık ve TCK m. 245 kapsamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması bakımından ilgili indirim mekanizmalarının uygulanmayacağı belirtilmektedir.

Bu nedenle dosyanın hangi suç kapsamında bulunduğu büyük önem taşımaktadır.

11. Hukuk Davalarında Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Değişiklik

Vatandaşların özellikle tazminat ve alacak davalarında karşılaştığı sorunlardan biri, dava açıldığı tarihte alacağın tam miktarının belirlenememesidir.

Yeni düzenlemeyle birlikte kısmi dava açılması halinde alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesilmesine yönelik bir mekanizma getirilmesi hedeflenmektedir.

Bu değişiklik, özellikle başlangıçta alacağının tamamını belirleyemeyen kişiler açısından hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir.

Ancak burada kritik nokta şudur:

Hangi dava türünde hangi usulün kullanılacağı, dava dilekçesinin nasıl hazırlanacağı ve talep sonucunun nasıl kurulacağı hâlâ büyük önem taşımaktadır.

Dolayısıyla “nasıl olsa zamanaşımı kesilir” düşüncesiyle dava açmak doğru bir yaklaşım değildir.

12. Bilirkişilerin Görev Alanı Sınırlandırılıyor

Bilirkişilerin temel görevi, hâkim tarafından bilinmesi mümkün olmayan özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olmaktır.

Bilirkişinin görevi hukuki değerlendirme yapmak veya hâkimin yerine geçmek değildir.

Yeni düzenlemelerde bilirkişilerin özellikle teknik konularla sınırlı şekilde görev yapması, hukuki değerlendirmeyi ise hâkimin gerçekleştirmesi yönünde bir yaklaşım benimsenmektedir.

Bu, davanın sonucunu belirleyen hukuki değerlendirmelerin bilirkişiye bırakılmasının önlenmesi bakımından önemlidir.

13. SEGBİS Duruşmalarında Dijitalleşme

SEGBİS üzerinden yapılan duruşmalarda fiziksel imza süreçlerinin azaltılması ve kimlik doğrulama işlemlerinin dijital yöntemlerle gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Bu düzenleme, özellikle farklı şehirlerde bulunan tarafların ve sanıkların duruşmalara katılımını kolaylaştırabilecek niteliktedir.

Yargılamanın dijitalleşmesi, doğru uygulandığında zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilir.

14. İdari Davalarda Önemli Değişiklik

İdare mahkemelerinde görülen davalar bakımından da önemli düzenlemeler bulunmaktadır.

Özellikle tek hâkimle görülebilecek davaların parasal sınırının yükseltilmesi, idari yargının iş yükünün daha etkin şekilde yönetilmesini amaçlamaktadır.

Görsellerde yer alan düzenlemeye göre bu sınırın 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltilmesi öngörülmektedir.

Bu değişiklik, idari yargıda hangi davaların tek hâkim tarafından, hangilerinin heyet tarafından görüleceği bakımından doğrudan önem taşımaktadır.

15. İdareye Karşı Dava Açmadan Önce Yazılı Başvuru

İcra takibi veya benzeri bazı işlemler bakımından idareye önceden yazılı başvuru yapılmasına ilişkin yeni usul kuralları öngörülmektedir.

Bu kapsamda 30 günlük yazılı başvuru şartı getirilmesi, hak arama sürecinin başlangıcında dikkat edilmesi gereken önemli bir usul kuralıdır.

Burada vatandaşların özellikle dikkat etmesi gereken nokta şudur:

Usul süreleri ve dava şartları, davanın esasından önce gelir.

Haklı olduğunuzu düşünmeniz tek başına yeterli değildir. Başvurunun doğru kuruma, doğru sürede ve doğru yöntemle yapılması gerekir.

16. İstinaf Aşamasında Keşif ve Bilirkişi İncelemesi

Bölge İdare Mahkemelerinin, eksik kalan keşif ve bilirkişi işlemlerinin tamamlanması konusunda daha etkin rol üstlenebilmesine yönelik düzenlemeler getirilmektedir.

Bu durum istinaf incelemesinin yalnızca dosya üzerinden yapılan biçimsel bir denetim olmaktan çıkıp, gerektiğinde maddi olayın daha kapsamlı şekilde araştırılmasına katkı sağlayabilir.

17. Danıştay'a Temyiz Yolunda Yeni Düzenleme

Bölge İdare Mahkemelerinin bazı kararlarına karşı 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz başvurusu yapılabilmesine yönelik düzenleme dikkat çekmektedir.

Bu nedenle idari yargıda karar aleyhine sonuçlanan kişilerin, karar kendilerine tebliğ edildiğinde kanun yoluna başvuru süresini kaçırmaması son derece önemlidir.

Bir günlük gecikme dahi bazı durumlarda telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir.

18. Miras ve Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Yeni Dönem

Miras kalan taşınmazların paylaşılması, uygulamada aile bireyleri arasında ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın satışına karar verilmesi halinde, yeni düzenlemeyle birlikte ilk aşamadaki satışın mirasçılar ve paydaşlar arasında gerçekleştirilmesine öncelik verilmesi öngörülmektedir.

Bu düzenleme, aileden kalan taşınmazların üçüncü kişilerin eline geçmesini önlemeye yönelik önemli bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

Ancak satış sürecinin nasıl yürütüleceği, pay oranları ve diğer mirasçılarla ilişkiler somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

19. Yasal Faiz Oranında Değişiklik

  1. Yargı Paketi kapsamında dikkat çeken ekonomik düzenlemelerden biri de yasal faiz sisteminin yeniden düzenlenmesine ilişkindir.

Sabit bir oran yerine belirli ekonomik göstergelere, özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz oranına endeksli bir sistem öngörülmektedir.

Bu değişiklik, özellikle uzun süren alacak ve tazminat davalarında oldukça önemlidir.

Çünkü bir kişinin yıllar önce hak ettiği 100.000 TL'nin yıllar sonra aynı ekonomik değere sahip olmaması mümkündür.

Faiz düzenlemesinin temel amacı, alacağın uzun süren yargılama nedeniyle ekonomik değer kaybına uğramasının önüne geçmektir.

20. İş ve Trafik Kazalarında Tazminatlara Faiz Güvencesi

İş kazaları ve trafik kazaları nedeniyle açılan tazminat davalarında yargılamanın uzun sürmesi, mağdur açısından ayrıca ekonomik kayıp yaratabilmektedir.

Yeni düzenlemelerde tazminat hesaplamalarında dönemsel faiz uygulamasına ilişkin mekanizmalar öngörülmektedir.

Bu durum özellikle;

  • trafik kazası mağdurları,

  • iş kazası mağdurları,

  • destekten yoksun kalma tazminatı talep eden kişiler,

  • maddi ve manevi tazminat talep edenler

bakımından önem taşıyabilir.

21. 12. Yargı Paketi Devam Eden Davaları Nasıl Etkileyecek?

Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de budur.

Yeni düzenlemelerin devam eden dosyalara uygulanıp uygulanmayacağı, her düzenlemenin kendi yürürlük ve geçiş hükümlerine göre belirlenir.

Bu nedenle “12. Yargı Paketi çıktı, bütün eski davalar değişti” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.

Özellikle;

  • kesinleşmiş mahkûmiyet kararları,

  • istinaf aşamasındaki dosyalar,

  • temyiz aşamasındaki dosyalar,

  • devam eden hukuk davaları,

  • idari davalar,

  • icra dosyaları

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bir düzenlemenin sizin dosyanıza uygulanıp uygulanmayacağı konusunda dosyanın açılış tarihi kadar, kararın verildiği aşama ve yeni hükmün geçiş maddesi de önemlidir.

22. Müvekkiller Açısından En Önemli Nokta: Süreleri Kaçırmayın

  1. Yargı Paketi ile bazı kanun yollarının ve başvuru mekanizmalarının kapsamı değişmektedir.

Ancak hangi düzenleme gelirse gelsin, Türk hukukunda en kritik konulardan biri sürelerdir.

İstinaf, temyiz, itiraz, dava açma, idareye başvuru ve diğer kanun yollarında sürelerin kaçırılması, haklı olduğunuz bir dosyada dahi ciddi hak kayıplarına neden olabilir.

Bu nedenle size bir mahkeme kararı, idari işlem, icra evrakı veya soruşturma/kovuşturma belgesi tebliğ edildiğinde yalnızca belgenin içeriğine bakmak yeterli değildir.

Belgenin tebliğ tarihi mutlaka tespit edilmeli ve buna göre hukuki süre hesaplanmalıdır.

12. Yargı Paketi Vatandaş İçin Ne Anlama Geliyor?

Genel olarak düzenlemelerin vatandaş açısından dört temel etkisi bulunmaktadır.

1. Daha hızlı yargılama

Duruşmalar arasındaki sürelerin sınırlandırılması ve usul işlemlerinin hızlandırılması, davaların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlamaktadır.

2. Daha güçlü kanun yolu denetimi

HAGB kararları bakımından istinaf ve temyiz yollarının açılması gibi düzenlemeler, üst mahkeme denetimini güçlendirmektedir.

3. Dijital hakların korunması

Telefon, bilgisayar ve diğer dijital cihazlardaki verilerin incelenmesi bakımından getirilen yeni güvenceler, kişisel verilerin korunması açısından önem taşımaktadır.

4. Ekonomik kayıpların azaltılması

Faiz ve tazminatlara ilişkin düzenlemeler, uzun süren davalar nedeniyle alacağın ekonomik değerini kaybetmesinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.

Sonuç: 12. Yargı Paketi Dosyanız Açısından Ne İfade Ediyor?

  1. Yargı Paketi, yalnızca mevzuatta yapılan teknik değişikliklerden ibaret değildir. Düzenlemelerin önemli bir kısmı devam eden veya açılması planlanan davaların sonucunu, izlenecek usulü ve kullanılabilecek kanun yollarını doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.

Özellikle ceza dosyalarında HAGB, dijital deliller, DNA verileri, kaçak sanık ve kanun yolları; hukuk davalarında belirsiz alacak, bilirkişi incelemesi, duruşma süreleri ve faiz; idari uyuşmazlıklarda ise başvuru şartları, parasal sınırlar, istinaf ve temyiz bakımından yeni düzenlemelerin dikkatle incelenmesi gerekir.

Bunun yanında IBAN dolandırıcılığına ilişkin düzenlemeler, miras ve ortaklığın giderilmesi davalarındaki yenilikler ve tazminatlara ilişkin faiz düzenlemeleri de doğrudan vatandaşların günlük hayatını ilgilendiren önemli başlıklardır.

Ancak burada kritik bir hususu tekrar vurgulamak gerekir:

Bir kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesi, her dosyanın otomatik olarak yeni düzenlemeye tabi olacağı anlamına gelmez.

Her dosyanın;

  • suç veya uyuşmazlık türü,

  • dava ve soruşturma tarihi,

  • karar tarihi,

  • dosyanın bulunduğu yargılama aşaması,

  • kararın kesinleşip kesinleşmediği,

  • ilgili düzenlemenin yürürlük tarihi,

  • geçiş hükümleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi sonrasında özellikle devam eden ceza, hukuk, idare ve icra dosyalarının yeni hükümler bakımından yeniden değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Yalçın Hukuk Ofisi olarak hukuki süreçlerde yalnızca mevcut uyuşmazlığın değil, mevzuat değişikliklerinin dosyanıza etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut olay bakımından hukuki değerlendirme yapılmadan genel internet bilgilerinden hareketle işlem yapılması hak kayıplarına yol açabilir.

Hukuki süreçlerinizde doğru bilgi ve profesyonel hukuki destek için Yalçın Hukuk Ofisi yanınızda.

UYARI: Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya işlem önerisi niteliğinde değildir. 12. Yargı Paketi kapsamındaki hükümlerin yürürlük ve uygulama durumu, Resmî Gazete'de yayımlanan nihai metin ve ilgili geçiş hükümleri esas alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.


Yorumlar


KATEGORİLER

bottom of page