top of page

Şikâyet ve Şikâyetten Vazgeçme - Şikâyetten Vazgeçme Dilekçesi

  • Yazarın fotoğrafı: Avukat Mert YALÇIN
    Avukat Mert YALÇIN
  • 13 Haz
  • 4 dakikada okunur

Şikayetten Vazgeçme

Türk ceza adaleti sisteminde, mağdurun iradesinin yargılama sürecine en doğrudan müdahale ettiği alanlardan biri şikâyetten vazgeçme kurumudur. Bu makalede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri, güncel yargı kararları ve doktrin görüşleri ışığında şikâyetten vazgeçmenin hukuki niteliği, şartları ve sonuçları kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır.

1. Şikâyetten Vazgeçme Kavramı ve Hukuki Niteliği

Şikâyet, kovuşturulması bu şarta bağlı olan eylemlerde mağdurun veya suçtan zarar görenin, fiil ve faili öğrenmesinden itibaren altı ay içinde yetkili makamlara başvurarak failin cezalandırılmasını istemesidir. Şikâyetten vazgeçme ise, süresinde yapılmış olan bu başvurunun geçersiz sayılmasının istenmesi ve cezalandırma iradesinden geri dönülmesidir.

Doktrinde şikâyetin hukuki niteliği tartışmalı olmakla birlikte, ağırlıklı görüş bunun bir usul hukuku (muhakeme) şartı olduğu yönündedir. Şikâyet, devletin cezalandırma yetkisini değil, bu yetkinin kullanılabilmesi için gerekli olan muhakeme sürecini başlatır veya engeller. Buna karşılık, şikâyetin gerçekleşmesi failin ceza sorumluluğunu doğrudan etkilediği için kurumun karma niteliğe sahip olduğu da kabul edilmektedir. Şikâyet hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir sübjektif kamu hukuku hakkıdır.

2. Şikâyete Tabi Suçlar ve Kapsamı

Şikâyet kurumu sadece kanunda açıkça belirtilen suçlarda uygulama alanı bulur. Kamu düzenini ağır şekilde ilgilendirmeyen, bireyin özel alanına daha yakın olan suçlar bu kapsama alınmıştır. Başlıca şikâyete bağlı suçlar şunlardır:

  • Hakaret (TCK m. 125): Kişinin onur ve şerefine saldırı.

  • Basit Yaralama (TCK m. 86/2): Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralamalar.

  • Tehdit (TCK m. 106/1): Malvarlığına yönelik veya basit nitelikteki tehditler.

  • Mala Zarar Verme (TCK m. 151): Başkasının malını tahrip etme.

  • Konut Dokunulmazlığı İhlali (TCK m. 116): Basit hali.

  • Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): Görüntü veya seslerin ifşası.

Kasten öldürme, nitelikli hırsızlık veya uyuşturucu ticareti gibi kamu düzenini doğrudan ilgilendiren suçlar re'sen (kendiliğinden) soruşturulur ve bu suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

3. Şikâyet Süresi ve Hesaplanması

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, suçun işlendiği değil, fiil ve failin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bu süre 6 aydır ve hak düşürücü niteliktedir. 2024 yılında yapılan değişiklikle, hakaret suçları bakımından şikâyet süresinin, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren en fazla 2 yıl olabileceği hükme bağlanmıştır.

Zincirleme suçlarda veya kesintisiz (mütemadi) suçlarda süre, zincirin son halkasının işlendiği veya kesintinin gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başlar. Ancak Yargıtay'ın bazı kararlarında, kesintisiz suçlarda bile "ilk öğrenme" anının esas alınabileceği belirtilmiştir. Birden fazla mağdur varsa, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin şikâyet hakkını düşürmez.

4. Şikâyetten Vazgeçmenin Şartları ve Usulü

Vazgeçme beyanının hukuki sonuç doğurabilmesi için belirli şartlar aranır:

  • Zaman Sınırı: Vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Karar kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

  • İrade Serbestisi: Beyan özgür iradeye dayanmalı; baskı, tehdit veya hata altında olmamalıdır.

  • Şekil: Vazgeçme yazılı bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, yetkili makamlar huzurunda sözlü olarak da gerçekleştirilebilir. Noter aracılığıyla yapılan vazgeçme beyanları da geçerlidir.

  • Kayitsiz Şartsız Olma: Beyan açık, net ve tereddütsüz olmalıdır; "zarar ödenirse vazgeçerim" gibi şarta bağlı beyanlar derhal sonuç doğurmaz.

5. Vazgeçmenin Sanık Tarafından Kabulü

Şikâyetten vazgeçme tek taraflı bir irade beyanı olsa da, sanığın kabulüne bağlıdır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6). Bunun temel nedeni, sanığın yargılama sonunda "düşme" yerine "beraat" alarak aklanma hakkının korunmasıdır.

Eğer sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılamaya devam edilir. Yapılan yargılama sonunda:

  1. Suç sabit değilse beraat kararı verilir.

  2. Suç sabitse, artık cezalandırma zorunluluğu kalktığı için düşme kararı verilir.

6. "Vazgeçmeden Vazgeçilemez" İlkesi

Şikâyetten vazgeçme, kesin ve geri alınamaz bir hukuki işlemdir. Bir kez vazgeçen mağdur, daha sonra fikrini değiştirerek tekrar şikâyetçi olamaz. Uygulamada buna "vazgeçmeden vazgeçme yasağı" denir. Bu nedenle, özellikle maddi zarar giderilmeden önce verilen vazgeçme dilekçeleri büyük risk taşır; zira sonradan ödeme yapılmasa dahi şikâyet hakkı canlandırılamaz.

7. İştirak Halinde Vazgeçme ve Sirayet (Bölünmezlik)

Suçun birden fazla sanık tarafından iştirak halinde işlendiği durumlarda, sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğer tüm sanıkları da kapsar. Buna "şikâyetin bölünmezliği" ilkesi denir. Mağdur, "sadece A'yı affediyorum, B yargılansın" diyemez. Ancak bu kural sadece şikâyete bağlı suçlarda geçerlidir; re'sen takip edilen bir suçta sanıklardan biri hakkındaki şikâyetin geri çekilmesi diğerlerine sirayet etmez.

8. Şikâyetten Vazgeçmenin Tazminat Haklarına Etkisi

Vazgeçmenin tazminat hakkını düşürüp düşürmeyeceği, beyanın içeriğine bağlıdır. TCK m. 73/7 uyarınca, kamu davasının düşmesi vazgeçmeden kaynaklanmışsa, mağdur vazgeçtiği sırada "şahsi haklarından da vazgeçtiğini" açıkça belirtmişse artık tazminat davası açamaz.

  • Eski TCK (765 s.): Şahsi haklar saklı tutulmamışsa tazminat hakkı kaybedilirdi.

  • Yeni TCK (5237 s.): Şahsi haklardan vazgeçildiği açıkça söylenmemişse tazminat hakkı saklı kalır.

Yine de hak kayıplarını önlemek adına dilekçelerde "şikâyetimden vazgeçiyorum ancak tazminat haklarımı saklı tutuyorum" ibaresinin kullanılması tavsiye edilir. Trafik kazalarında verilen ibranameler ise, 2918 sayılı KTK m. 111 gereği, yetersiz ise 2 yıl içinde iptal edilebilir.

9. Uzlaştırma ile İlişkisi

Şikâyete bağlı suçların büyük bir kısmı aynı zamanda uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla mağdur ve failin bir edim karşılığında anlaşması sürecidir. Uzlaşma sağlandığında, şikâyetten vazgeçilmiş gibi sonuç doğar ve dava düşer. Ancak uzlaştırma, şikâyetin geri alınmasından farklıdır; uzlaştırmada temel amaç sadece cezadan kurtulmak değil, sosyal barışı sağlamak ve zararı gidermektir. Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta, bu usul uygulanmadan kamu davası açılması bir muhakeme engelidir.

10. Mağdur Çocuklar ve Zorunlu Vekilin Durumu

Mağdurun çocuk olması durumunda şikâyet hakkı yaşına göre belirlenir:

  • 15 Yaş Altı: Ayırt etme gücü olmadığı varsayılır ve şikâyet hakkı kanuni temsilcisi (anne/baba/vasi) tarafından kullanılır.

  • 15-18 Yaş Arası: Ayırt etme gücü varsa şikâyet hakkını bizzat kullanabilir.

On sekiz yaşını doldurmamış çocuklara CMK m. 234/2 uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu vekil atanır. Eğer kanuni temsilci ile zorunlu vekilin iradesi çatışırsa (örneğin veli vazgeçmek istiyor, vekil istemiyorsa), Yargıtay Ceza Genel Kurulu güncel kararlarında kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanımaktadır. Ancak kanuni temsilci çocuğun aleyhine hareket ediyorsa, mahkemenin çocuğa kayyım ataması ve kayyımın iradesini esas alması gerekir.

Sonuç

Şikâyetten vazgeçme, ceza muhakemesini sona erdiren ancak geri dönüşü olmayan, sanığın kabulüne bağlı ve tazminat haklarını doğrudan etkileyebilen çok yönlü bir işlemdir. Mağdurun bu hakkı kullanırken iştirak halindeki sanıkların durumunu, hak düşürücü süreleri ve "vazgeçmeden vazgeçilemez" ilkesini göz önünde bulundurması hayati önem taşır. Özellikle tazminat haklarının korunması ve sanığın aklanma hakkı arasındaki dengenin gözetilmesi, ceza adaleti sisteminin sağlıklı işlemesi için esastır.

ŞİKAYETTEN VAZGEÇME DİLEKÇE ÖRNEĞİ


………..….. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Dosya No : (CBS Soruşturma Numarası)

Müşteki : (Ad Soyad - TCKN - Adres)

Şüpheli/Şüpheliler : (Ad Soyad - TCKN - Adres )

Konu :Şikayetten vazgeçme dilekçesinin sunulması hakkındadır.

A Ç I K L A M A L A R

Yukarıda soruşturma numarası yazılı dosyasında, müşteki olarak …….. tarihinde ….. suçu nedeniyle şikayette bulunmuş olsam da, şüpheli/ şüpheliler .................. ile şu anda bu dosyadan kaynaklı herhangi bir husumetim bulunmamaktadır. Bu sebeple kendi rızam ile hiçbir baskı altında kalmadan şikayetimden vazgeçiyorum. Bu nedenle şikayetten vazgeçme talebimin kabulü ile soruşturma dosyası kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını arz ve talep ederim (.../..../.......)

Müşteki (Ad Soyad)

İmza

YALÇIN HUKUK OFİSİ
YALÇIN HUKUK OFİSİ

SİTEMİZDE YER ALAN YAZILARIN İZİNSİZ KULLANIMI DURUMUNDA YASAL SÜREÇ HAKKI SAKLIDIR.

YALÇIN HUKUK OFİSİ

AVUKAT MERT YALÇIN

Yorumlar


KATEGORİLER

bottom of page